Adobe PhotoShop CS3 Full Türkçe Orjinal indir
23 Ağu
Adobe PhotoShop CS3 Full Türkçe Orjinal ( Tek Link )
Adobe PhotoShop CS3 Full Türkçe |476 Mb.
Adobe, tasarımcılar ve profesyonel fotoğrafçılar tarafından merakla beklenen Photoshop CS3 yazılımının yanında tamamen yeni bir sürüm olan Photoshop CS3 Extended programını da satışa sunacak. Photoshop CS3 Extended, yaratıcı profesyonellerin farklı mecralarda dijital görüntü işleme sınırlarını genişletmelerine olanak sağlayacak.image editor | Adobe Photoshop CS4 sayfasını ziyaret edlebilir.
Photoshop CS3 Extended, Photoshop CS3′ün tüm özelliklerine ek olarak 3 boyutlu (3D) ve hareketli grafiklerin, görsel ölçümlerinin ve analizlerinin entegrasyonunu sağlayabilen yepyeni yeteneklerle geliyor. Photoshop CS3 Extended ayrıca mimari, mühendislik, sağlık ve bilim profesyonellerinin iş akışlarını hem sadeleştiriyor hem de hızlandırıyor. Photoshop CS3 ve Photoshop CS3 Extended programlarının muhteşem özellikleri ve detayları Adobe’nin 27 Mart’ta Newyork’da gerçekleştireceği Adobe Creative Suite 3 lansmanında resmi olarak açıklanacak. Photoshop CS3 ve Photoshop CS3 Extended’ın Macintosh platformu için Evrensel (Universal) sürümü ile Microsoft Windows XP ve Windows Vista® sürümleri bulunacak.
Yepyeni özellikler geliyor
Photoshop CS3 Extended ile film video ve multimedya profesyonelleri, grafik ve web tasarımcıları, 3D ve hareket temelli içerikleri düzenlerken Photoshop’un görüntü işleme araçları ve boyama motorunun gücünü kullanabiliyorlar. Film ve video uzmanları çoklu video kareleri üzerinde 3D model görselleme ve doku düzenleme, boyama ve klonlama yapabiliyorlar. Animasyon üreticileri, zengin 3D içerikleri 2D düzenlemelerle dönüştürme ve birleştirme işlemini gerçekleştirebiliyorlar. Grafik ve web tasarımcıları bir seri görselden animasyon yaratıp bu çalışmaları QuickTime, MPEG-4 ve Adobe Flash Video gibi bir çok formatta kaydedebiliyorlar.
Çok daha profesyonel
Photoshop CS3 Extended ayrıca kullanıcıların değerli kalitatif ve kantitatif bilgileri görseller arasından kolayca ayıklayabilmesini sağlıyor. Ölçümleme ve analiz araçlarının yanında, daha fazla özelleştirilmiş görsel formatların da desteklenmesi sayesinde, mimarlar, sağlık profesyonelleri ve bilim alanında çalışanlar istedikleri görselleri orijinal formatlarında görüntüleme, yorum ekleme ve düzenleme imkanlarına sahip oluyor. Radyologlar, hastaların zaman durumunu daha yakından takip edebiliyor, araştırmacılar tıbbi görsellerden sunum amaçlı animasyonlar yaratabiliyor ve mimarlar 3D görsellerindeki nesnelerde doğru ölçüm yapabiliyor.
Uyumlu bir aile
Adobe, her ihtiyaca uygun bir Photoshop sunuyor. Photoshop CS3 ve Photoshop CS3 Extended Photoshop ailesinin merkezini oluşturuyorlar. Ailede ayrıca profesyonel ve ilgili amatör fotoğrafçılara komple dijital karanlık odayı sunan Adobe Photoshop Lightroom™ programı; fotoğraf severlere düzenleme ve paylaşma imkanları sunan Adobe Photoshop Elements programları da bulunuyor. Adobe Photoshop CS3 ve Photoshop CS3 Extended programlarının satışa çıkışı İlkbahar 2007 olarak planlanıyor. Daha fazla bilgi için
Türkiye’de Petrol Var mı?
19 Ağu
Güneydoğu: DİKKATLİCE SONUNA KADAR OKUYUN ÇOK ÖNEMLİ !
GAZETECİ VEDAT YENERER’İN YAZISI…..
Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz ?
Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım.
Yazı sonrasında Silopi’de madencilik yapan Beşir Yılmaz aradı.
Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!…
Beşir Yılmaz telefonda ..
‘Vedat bey, gelin Silopi’ de Cudi eteklerine sizi götüreyim de petrolü kendi gözünüzle görün!..’diyerek feryat ediyordu.
‘Nasıl yani!..’ diye sorduğumda anlatmaya başladı..
‘Biz aileden madenciyiz. Irak sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka deyişle yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni buldum..
Bu madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra, devlet 1978 yılında ‘kamulaştırıyoruz’ diyerek el koydu. Rezervin de 50 milyon ton olduğu iddia
edildi.
Madem asfaltit rezervi az, neden el koyuyorsunuz.
Dünyanın neresine giderseniz gidin asfaltit maddesi bulunan her yerin altında petrol vardır. Silopi ‘nin altı da petrol denizidir.
Yaz aylarında etraftaki ocaklardan resmen petrol akar ve Hezil çayına karışır.
Gelin görün!
Sadece petrol değil, burada çok zengin uranyum Ve nikel
madeni de var’
Nereden biliyorsunuz?
‘Türkiye’deki analizlere güvenmediğim için madenin her tarafından örnekler alarak Almanya’ya bizzat götürdüm ve analiz yaptırdım.
Raporları gönderdim size.. ( Sonuçlar elimde Yatağan ve Tunçbilek”e göre
iki misli rakamlar var)
Dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi buradadır ve aktif haldedir..’
Beşir Yılmaz’ın anlatacak o kadar çok şeyi var ki makineli tüfek gibi
art arda sıralıyor.
Ben de zaman zaman araya girip soru soruyorum
-Petrol olduğunu nereden biliyorsunuz?
‘Bu bölgede İngilizler 1967-87de petrol aramışlar. Açılan kuyulardan gökyüzüne doğru 100 metre kadar petrol fışkırmış. Ardından kapatmışlar ve betonlamışlar. Benim madenimin yanında da bu kuyudan var ve vanasını gelin birlikte açalım.. eğer beton ve cıva basıp tıkamadılarsa bakalım ne kadar petrol fışkıracak. Dönemin köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü tanıkları var ve petrolün 100 metre kadar fışkırdığını görenler var.
‘Beşir Yılmaz konuştukça pür dikkat dinlemeye devam ediyorum..’
Vedat bey, asfaltit maddesi olan her yerde petrol vardır.
Eğer petrol yoksa bana neden petrol çıkartma ruhsatı vermiyorlar?
Musul ve Kerkük’ ün rakımı 80-100 metre civarındadır. Cudi Dağı’ndaki
petrolümüz resmen Irak’a doğru akıyor ve başta İngilizler ve ABD bunu biliyor..’
Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi’ ye bile zor gider hale gelmiş.
Devlet ‘kamulaştırılacak’ diye el koyduğu madeni şimdi Turgay Ciner ‘in sahibi olduğu Park Holding’e devretmiş. Durum böyle olunca, Yılmaz da dava üstüne dava açmış ve yürütmeyi durdurma kararı aldırmış.
Eğer tekrar el konulursa AIHM”ye başvuracakmış.
Kısacası madeninin peşini bırakmıyor ama artık bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale getirilmiş..
Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete kapılıyorum.
Şimdi sıkı durun…
Beşir Yılmaz Başbakan Tayyip Erdoğan’ a bu durum üzerine başvurmuş ve
dilekçe vermiş..
Dilekçede aynen şöyle yazıyor..
‘Bürokrasi ve çeteler milletin hak ve hukukunu aramaktan bezdirmiştir. Televizyonda ve basındaki konuşmalarınızda ‘hortumcu çetelerin ve bürokrasinin üstüne gidilecektir’ diyorsunuz . Millet buna çok seviniyor.. 25 yıldır gasp edilen madenimiz çete ve bürokratların, anayasa, kanunlar ve insan hakları hiçe sayılarak ihale yolu ile peşkeş çekiliyor. Allah’a ve sizin yüksek adaletinize sığınıyorum.’
Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan mallarını ve bunun karşılığında devletin verdiği parayı yazıya eklemiş..
1- 35 km yol yaptım.
2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
4- Mazot tankları.
5- Dinamit ambarı.
6- Kantar ve kantar binası.
Resmi olarak bana ait olan ve vergisini ödediğim madenimde Bugüne kadar
yaptığım işler ve halen bulunan demirbaş ve çıkarılmış maden içinde 5.800.800 TL. (Buna resmen gasp ve devlet terörü denir!)
Beşir Yılmaz Başbakan Erdoğan’a yazdığı dilekçede devam ediyor.
‘Bu para halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye Kömür İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve hortumculara peşkeş çekiyor’
Beşir Yılmaz’ ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar cevap vermemiş.
Beşir Yılmaz’dan al ve ABD bağlantılı şirketlere ver.
Uranyum konusu da bir başka skandal.
Güneydoğu resmen petrol denizi üzerinde ve Türkiye ABD Firmalarının
peşinde ‘bize petrol bul’ diye yalvarıyor…
İddialar devam ediyor:.
6 mühendisin kafaları kesildi.
TPIK diye Türkiye Petrolleri’nin kurduğu bir kurum yurt dışına petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar zarar ediyor.
Beşir Yılmaz diyor ki:
‘Kimin hain kimin işbirlikçi olduğunu anlamak çok kolay!
Eğer bölgede petrol yok ise neden bana petrol çıkartma ruhsatı verilmiyor. Ruhsat verin 800 metreden petrolü çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim. MTA yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve ardından delici aletin ucu kırıldığı için sondaja son verildi. Herkes bilir sudan sonra petrol gelir. Biz yerli teknoloji ile 1200 metreye kadar sondaj yapabiliriz.. kimseye ihtiyacımız yok. İzni versinler siz görün petrol nasıl fışkıracak..’
Bu görüşmemizden bir gün sonra Beşir Yılmaz tekrar aradı ve Soma’da görevli bir mühendis ile görüşmemi isteyerek telefon numarasını verdi.
Adını burada yazmak istemiyorum. Mühendis ile görüşmemde daha da çarpıcı
gerçekler çıktı ortaya.
Altı ay kadar önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan iskeletinin ne olduğunu bilip bilmediğimi sordu.
Ben de ‘bilmiyorum’ dedim.
Mühendis ekledi
‘Bu iskeletler 18 Yıl önce Cudi Dağı’nda kaybolan 6 Türk petrol mühendisinin
iskeletleri. Kafaları kesilerek öldürülmüş..’
Dondum kaldım. Ne diyeyim. Kendisi de mühendis olduğu için yalan söylemiyordur diye düşündüm..
Ardından devam etti..
‘Vedat bey Türkiye maden bakımından dünyanın en zengin ülkesi. Siz, Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ’ın dünyanın en büyük altın rezervi olan dağlarından biri olduğunu biliyor musunuz?
Ama bu madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun üzerine giden gazeteciler öldürüldü.
Uğur Mumcu ve Çetin Emeç’in öldürülmeden kısa bir süre önce bu
madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz her halde…’
İlgiyle dinledim. O kadar çarpıcı şeyler anlattı ki, yazmaya sayfalar yetmez. İddiaların hepsinin belgeli olduğunu söyleyen bu mühendis, gazete ve televizyon kanallarında hiçbir gazetecinin bu yönde bir haber yapamadığını ve milletin resmen uyutulduğunu örneklerle anlattı.
Beşir Yılmaz’a son sözüm
‘Bana anlattıklarınızı Genelkurmay”a anlatınız mı?’ oldu.
Aldığım cevap da aynen şöyle..
‘ Vedat bey, her şeyi belgeleriyle birlikte bir kaç kez askeri büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa boyu ilerleme kaydedemedik!’..
Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş olanlar utansın!..
Son sözüm:
‘AB ve ABD PKK”yı boşu boşuna özellikle bu bölgede güçlendirip milletin başına bela etmedi. Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye’yi ekonomik olarak uçuracak gelişmelere gebedir!..’ Güneydoğu: DİKKATLİCE SONUNA KADAR OKUYUN ÇOK ÖNEMLİ !
GAZETECİ VEDAT YENERER’İN YAZISI…..
Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz ?
Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım.
Yazı sonrasında Silopi’de madencilik yapan Beşir Yılmaz aradı.
Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!…
Beşir Yılmaz telefonda ..
‘Vedat bey, gelin Silopi’ de Cudi eteklerine sizi götüreyim de petrolü kendi gözünüzle görün!..’diyerek feryat ediyordu.
‘Nasıl yani!..’ diye sorduğumda anlatmaya başladı..
‘Biz aileden madenciyiz. Irak sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka deyişle yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni buldum..
Bu madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra, devlet 1978 yılında ‘kamulaştırıyoruz’ diyerek el koydu. Rezervin de 50 milyon ton olduğu iddia
edildi.
Madem asfaltit rezervi az, neden el koyuyorsunuz.
Dünyanın neresine giderseniz gidin asfaltit maddesi bulunan her yerin altında petrol vardır. Silopi ‘nin altı da petrol denizidir.
Yaz aylarında etraftaki ocaklardan resmen petrol akar ve Hezil çayına karışır.
Gelin görün!
Sadece petrol değil, burada çok zengin uranyum Ve nikel
madeni de var’
Nereden biliyorsunuz?
‘Türkiye’deki analizlere güvenmediğim için madenin her tarafından örnekler alarak Almanya’ya bizzat götürdüm ve analiz yaptırdım.
Raporları gönderdim size.. ( Sonuçlar elimde Yatağan ve Tunçbilek”e göre
iki misli rakamlar var)
Dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi buradadır ve aktif haldedir..’
Beşir Yılmaz’ın anlatacak o kadar çok şeyi var ki makineli tüfek gibi
art arda sıralıyor.
Ben de zaman zaman araya girip soru soruyorum
-Petrol olduğunu nereden biliyorsunuz?
‘Bu bölgede İngilizler 1967-87de petrol aramışlar. Açılan kuyulardan gökyüzüne doğru 100 metre kadar petrol fışkırmış. Ardından kapatmışlar ve betonlamışlar. Benim madenimin yanında da bu kuyudan var ve vanasını gelin birlikte açalım.. eğer beton ve cıva basıp tıkamadılarsa bakalım ne kadar petrol fışkıracak. Dönemin köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü tanıkları var ve petrolün 100 metre kadar fışkırdığını görenler var.
‘Beşir Yılmaz konuştukça pür dikkat dinlemeye devam ediyorum..’
Vedat bey, asfaltit maddesi olan her yerde petrol vardır.
Eğer petrol yoksa bana neden petrol çıkartma ruhsatı vermiyorlar?
Musul ve Kerkük’ ün rakımı 80-100 metre civarındadır. Cudi Dağı’ndaki
petrolümüz resmen Irak’a doğru akıyor ve başta İngilizler ve ABD bunu biliyor..’
Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi’ ye bile zor gider hale gelmiş.
Devlet ‘kamulaştırılacak’ diye el koyduğu madeni şimdi Turgay Ciner ‘in sahibi olduğu Park Holding’e devretmiş. Durum böyle olunca, Yılmaz da dava üstüne dava açmış ve yürütmeyi durdurma kararı aldırmış.
Eğer tekrar el konulursa AIHM”ye başvuracakmış.
Kısacası madeninin peşini bırakmıyor ama artık bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale getirilmiş..
Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete kapılıyorum.
Şimdi sıkı durun…
Beşir Yılmaz Başbakan Tayyip Erdoğan’ a bu durum üzerine başvurmuş ve
dilekçe vermiş..
Dilekçede aynen şöyle yazıyor..
‘Bürokrasi ve çeteler milletin hak ve hukukunu aramaktan bezdirmiştir. Televizyonda ve basındaki konuşmalarınızda ‘hortumcu çetelerin ve bürokrasinin üstüne gidilecektir’ diyorsunuz . Millet buna çok seviniyor.. 25 yıldır gasp edilen madenimiz çete ve bürokratların, anayasa, kanunlar ve insan hakları hiçe sayılarak ihale yolu ile peşkeş çekiliyor. Allah’a ve sizin yüksek adaletinize sığınıyorum.’
Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan mallarını ve bunun karşılığında devletin verdiği parayı yazıya eklemiş..
1- 35 km yol yaptım.
2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
4- Mazot tankları.
5- Dinamit ambarı.
6- Kantar ve kantar binası.
Resmi olarak bana ait olan ve vergisini ödediğim madenimde Bugüne kadar
yaptığım işler ve halen bulunan demirbaş ve çıkarılmış maden içinde 5.800.800 TL. (Buna resmen gasp ve devlet terörü denir!)
Beşir Yılmaz Başbakan Erdoğan’a yazdığı dilekçede devam ediyor.
‘Bu para halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye Kömür İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve hortumculara peşkeş çekiyor’
Beşir Yılmaz’ ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar cevap vermemiş.
Beşir Yılmaz’dan al ve ABD bağlantılı şirketlere ver.
Uranyum konusu da bir başka skandal.
Güneydoğu resmen petrol denizi üzerinde ve Türkiye ABD Firmalarının
peşinde ‘bize petrol bul’ diye yalvarıyor…
İddialar devam ediyor:.
6 mühendisin kafaları kesildi.
TPIK diye Türkiye Petrolleri’nin kurduğu bir kurum yurt dışına petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar zarar ediyor.
Beşir Yılmaz diyor ki:
‘Kimin hain kimin işbirlikçi olduğunu anlamak çok kolay!
Eğer bölgede petrol yok ise neden bana petrol çıkartma ruhsatı verilmiyor. Ruhsat verin 800 metreden petrolü çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim. MTA yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve ardından delici aletin ucu kırıldığı için sondaja son verildi. Herkes bilir sudan sonra petrol gelir. Biz yerli teknoloji ile 1200 metreye kadar sondaj yapabiliriz.. kimseye ihtiyacımız yok. İzni versinler siz görün petrol nasıl fışkıracak..’
Bu görüşmemizden bir gün sonra Beşir Yılmaz tekrar aradı ve Soma’da görevli bir mühendis ile görüşmemi isteyerek telefon numarasını verdi.
Adını burada yazmak istemiyorum. Mühendis ile görüşmemde daha da çarpıcı
gerçekler çıktı ortaya.
Altı ay kadar önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan iskeletinin ne olduğunu bilip bilmediğimi sordu.
Ben de ‘bilmiyorum’ dedim.
Mühendis ekledi
‘Bu iskeletler 18 Yıl önce Cudi Dağı’nda kaybolan 6 Türk petrol mühendisinin
iskeletleri. Kafaları kesilerek öldürülmüş..’
Dondum kaldım. Ne diyeyim. Kendisi de mühendis olduğu için yalan söylemiyordur diye düşündüm..
Ardından devam etti..
‘Vedat bey Türkiye maden bakımından dünyanın en zengin ülkesi. Siz, Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ’ın dünyanın en büyük altın rezervi olan dağlarından biri olduğunu biliyor musunuz?
Ama bu madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun üzerine giden gazeteciler öldürüldü.
Uğur Mumcu ve Çetin Emeç’in öldürülmeden kısa bir süre önce bu
madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz her halde…’
İlgiyle dinledim. O kadar çarpıcı şeyler anlattı ki, yazmaya sayfalar yetmez. İddiaların hepsinin belgeli olduğunu söyleyen bu mühendis, gazete ve televizyon kanallarında hiçbir gazetecinin bu yönde bir haber yapamadığını ve milletin resmen uyutulduğunu örneklerle anlattı.
Beşir Yılmaz’a son sözüm
‘Bana anlattıklarınızı Genelkurmay”a anlatınız mı?’ oldu.
Aldığım cevap da aynen şöyle..
‘ Vedat bey, her şeyi belgeleriyle birlikte bir kaç kez askeri büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa boyu ilerleme kaydedemedik!’..
Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş olanlar utansın!..
Son sözüm:
‘AB ve ABD PKK”yı boşu boşuna özellikle bu bölgede güçlendirip milletin başına bela etmedi. Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye’yi ekonomik olarak uçuracak gelişmelere gebedir!..’
Nerede oy kullanacağım
17 Ağu
12/09/2010 tarihinde yapılacak olan Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması seçiminde oy verme yerlerini, sandık numarasını ve sıra numarasını aşağıda yer alan adresten öğrenebilirsiniz.
http://www.ysk.gov.tr/ysk/secmenBilgi.jsp



